Dostun Sayfasi

Dostun Sayfasi (http://www.dostunsayfasi.com/)
-   Çöp Kutusu (http://www.dostunsayfasi.com/cop-kutusu/)
-   -   Solda yeni bir siyaset tarzi: Steril devrimcilik (http://www.dostunsayfasi.com/cop-kutusu/24522-solda-yeni-bir-siyaset-tarzi-steril-devrimcilik.html)

Abudeniz 02-07-2009 00:16

Solda yeni bir siyaset tarzi: Steril devrimcilik
 
http://birgun.net/pic.php?file_name=....jpg&thumb=200
DENİZ COŞAN

Geçtiğimiz yıllarda bir siyasi parti içerisindeki siyaset hocalarından bir laf işitmiştim. Kendilerinin peşine takılmayan bir gençlik grubunun tinerci çocuklar gibi iğrenç tipler olduğundan bahsediyordu mealen… Elbette ki bu kelimeleri kullanmıyordu ama söyledikleri o kapıya çıkıyordu. Büyük ihtimalle haftanın üç gününü lüks bir meyhanede gevezelik yaparak geçiren, çocuğunu koleje gönderen, solculuğu kokteyllerde “geçmişte cinselliğimizi yaşayamadık azizim” türü cümleler kurmaya indirgeyen bu kişi, öfkeli kara kuru gençlere fena halde gıcık kapmış olsa gerek.
Bu yazının sahibi kara kaşlı, kara gözlü, tamirhanelerde yetişmiş bir kişi değil. Hatta maddi temelleri açısından steril bir ortamda büyümüş bir kişi de olabilir… Ama burada önemli olan, solcu olmanın biraz da geldiği/var olduğu sınıftan kopma çabası olduğunu bilmektir. Hayatınız steril kalmış olsa da onu daha da sterilleştirme çabası içerisinde ya da bunu iyi bir şey gibi anlatarak solculuk yapmanız oldukça zordur.
Toplum içerisinde özellikle üst sınıfların, alt sınıflarından kopuşunu simgeleyen “steril hayat” kavramı ile devrimcilik aynı cümle içerisinde yer alabilir mi diye sorulabilir. Günümüzde devrimciliğin nesnel bir tanımı olmadığı, Ayşa Arman’ın çıplak pozlarının bile “devrimcilik” olarak ilan edildiği biliniyor. Hal böyle olunca bu iki kavramı bilmeden de olsa bir arada taşıyanlar mutlaka var… Az önce yaptığımız alıntı bu steril siyasete bir örnektir. Alt sınıfları aşağılayan ama onlar adına sürekli ahkâm kesen, partisinin “şık bir parti” olmasını yürekten isteyen, eylem tarzlarının elit çevresince beğenilir olmasını önemseyen bir siyaset… Siyaset yaparken sıradan insanların katılımını önemsemek yerine, küçük burjuva hassasiyetleri tavan yapmış bir kesimin dayattığı Avrupai eylem tarzlarını ülkeye sokuşturmaya çalışan steril sol…
Burada elbette ki bir çizgi de koymak gerek. Sterilizme bulaşamamak adına lümpenliğe övgü yapan, ya da estetik kaygıları küçümsemek de ayrı bir uca kayıştır. Sonuçta ortalamanın değerleri denilen şeyin çokça kuyruğuna takılmak, faşizme de götüren bir yoldur. Ancak kastettiğimiz bu değil. Hem alt sınıflar adına siyaset yapıp onlara dair büyük sözler söylemek hem de yaşamında onlardan tiksinir gibi kaçmak…
Bu ilginç siyaset tarzının belli başlı noktaları var. Bunların en başında, 80 öncesindeki kitle çalışması tarzlarını küçümsemek gelir. Örneğin köye çalışmaya gitmiş gençlerin çalışma tarzlarını, giyimlerini, kuşamlarını kıya sıya eleştirir bunlar. Halbuki gerçek anlattıkları gibi değildir. 80 öncesinde kimse köye başörtüsüyle gitmemiştir ya da camilerde gezmemiştir, komünist olduğunu saklamamıştır. Steril solcuların anlamadığı, alt sınıflarda ilişki kurarken onların saygısını kazanacak bazı davranışları yerine getirmek gerekliliğidir. Tevazu, kendisini onların yerine koyma gibi şeylerdir bunlar…
Steril solcu hiçbir zaman yan yana gelmeyeceği bu kesimleri anlama çabasında değildir. Kendi komünitesinin çokça bulunduğu yerlerde yaşar çünkü... Alt sınıflarla kurduğu ilişki, eve temizlikçi almak ya da garson azarlamakla sınırlıdır. Karısına boş zaman yaratacak kadar saygılı olan bu kişi, bu boş zamanı gündelikçi tutarak yaratır. Gündelikçinin boş zamanının nasıl yaratılacağı ve yaşadığı sömürü ise çok da umurunda değildir.
Kendi komünitesi içinde yaptığı steril sohbetlerde kullanılan steril dili başkaları anlamaz. Çünkü dilin alt sınıfların dili tarafından anlaşılması kendisi için bir hakarettir. Yeni hijyenik dil, alt sınıfın pis-kaba dilinden acilen ayrıştırılmalıdır. Bu yüzden de özellikle etimolojiye meraklıdırlar. Ancak sinirlendiklerinde etimoloji falan dinlemezler içi bok dolu bir kavanozu kafanıza boca ediverirler…
Steril solcular, nispeten küçük ya da ortodoks sol grupları çokça küçümserler. Elbette ki bu kesimlerin sekterliği, dar grupçuluğu, eleştiriden kaçma refleksleri tartışılmaya muhtaçtır. Ama liberallerle, sermayedarlarla pek çok iyi anlaşan, “beraber yiyip içen, kadeh tokuşturan bu çevrelerin kılıçlarını marjinal dedikleri solculara çevirmeleri, onlardan için için iğrenmeleri manidardır. Üstelik konu marjinallikse, bu toprakların en marjinal unsurlarıdır bunlar. Hiçbir zaman bu toprakların köküne nüfuz etmezler, kitleler nezdinde saygı uyandıramazlar. Ama bir şekilde küçük sol grupları böcek gibi görmeye devam ederler.
Ayrı mahallelerin insanları olan steril solcular, reklamcılık faaliyetiyle siyasi faaliyeti çokça birbirine karıştırır. Muhtemelen pek çoğu reklam şirketlerinde vesairede çalıştıkları için oradan öğrendiklerini siyaseten satmaya pek meraklıdırlar. Steril ofisinde çalışan, steril koltuklarda oturan steril solcu, siyasi faaliyetinin de aynı şıklıkta sürmesini ister. Kreatifliğini sergilediğinde kitlelerin siyasete akacağını düşünür. Kendi mahallesinde çokça tutan kreatif çalışmasının başka mahallelerde pek itibar görmemesine de sinirlenir, bozulur, halkına küsen solcu misali meyhanede iki tek atıp rahatlar.
İşte ana hatlarıyla steril yaşamların solculardaki izi budur. Kimlik siyasetini şık bulup, emek-sendika gibi kavramları demode bulan steril solcu çağımızın yeni fenomenidir. Ha bir de geçmişteki devrimcilere iki çift laf etse, geçmişiyle köprüleri atsa hijyenin doruklarına ulaşır. Bu satırları okuyup da “yahu işi gücü bırakıp halka karışmak için organize sanayide mi çalışalım” diyenleriniz çıkabilir. Burada önemli olan bankadaki hesabınız değil, siyasetteki samimiyetinizdir. Pekala aristokrat bir aileden gelip de devrimci olunabilir. Ya da sınıfsal temelleri savunduğu sınıftan farklı olabilir. Düşünsel olarak maddi temelleriniz ne olursa olsun devrimciliğin halk sevgisi olduğunu bilmek, hijyenin panzehiri olan iyi bir mikroptur. O yüzden steril solcuların anlayacağı bir dille söylemek gerekirse, çoğu zaman “kirlenmek güzeldir…”

Corumlu 02-07-2009 00:32

Ben o bahsettigi alt tabakadinim galiba pek bir sey anlamadim :D:D

Abudeniz 02-07-2009 01:32

Alıntı:

CORUMLU´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 129987)
Ben o bahsettigi alt tabakadinim galiba pek bir sey anlamadim :D:D

benim anladigim su, bizleri yani emekcileri alt tabaka goren sozde devrimci gecinen yazar yada siyasetcileri elestiriyor yazar yazisinda:yes:
yazarin dedigi gibi “kirlenmek güzeldir…”:yes:


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:30 .

Telif Hakları vBulletin v3.8.4 © 2000-2024, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1