Ana Sayfa


Sonbahar Logosu Ana Sayfaya Gidin Ekibimiz Forum Kuralları Arama
Geri Dön   Dostun Sayfasi > Tarih

Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Bu Konuda Ara Modları Göster
Eski 02-04-2007, 13:25   #1
Onursal Dost
Memoli - ait Avatar
Üyelik Tarihi: Oct 2006
Bulunduğu Yer: KKTC
Mesajlar: 2,222
Tesekkür: 15
100 mesajina 449 kez tesekkür edildi
 Memoli isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Tanımlı Bizans İmparatorluğu

Bizans İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu'nun 395'te Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasıyla ortaya çıktı. Başkenti Roma olan Batı Roma İmparatorluğu 5. yüzyılda Germen kabilelerince yıkıldı. Merkezi Konstantinopolis (bugünkü İstanbul) olan ve Doğu Roma İmparatorluğu da denen Bizans İmparatorluğu ise, bin yılı aşkın süre varlığını sürdürdü. Bizans'ın ortaya çıkışı, Roma İmparatoru I. Constantinus'un başkenti, Roma'dan bugünkü İstanbul'a taşımasıyla da yakından ilişkilidir.
siteadi.com - Bizans İmparatorluğu
Roma İmparatoru I. Constantinus (Büyük Konstantin), 330'da imparatorluğun başkentini eski Yunan kenti Byzantion'a (Bizans) taşıdı ve yeni başkente, Constantinus'un kenti anlamına gelen Konstantinopolis (Constantinopolis) adını verdi. Constantinus, Roma'dan senatörler ve yüksek memurlar getirterek Konstantinopolis'te yeni bir yönetim oluşturdu ve kenti yeniden imar etti. Roma çoktanrılı olmasına karşın, Konstantinopolis'i bir Hıristiyan kenti yaptı ve kendisi de bu dini benimsedi.

Bizans'ın yöneticileri kendilerini Roma İmparatorluğu'nun gerçek mirasçıları olarak kabul ettiler ancak öte yandan Roma ile ilişkilerini de sürdürdüler. Roma İmparatorluğu'nun batı kesimi küçük devletlere ayrılıp parçalanırken, Bizans İmparatorluğu bütünlüğünü korumayı başardı. Batıdan bağımsız olarak Doğu Akdeniz'de egemen olan Bizans İmparatorluğu, Yunan ve Roma uygarlıklarının son merkezi oldu.

Kuruluşu

Bu dönem 610'dan öncesini kapsamaktadır. Roma İmparatoru Julianus döneminde (362-363) putperestlik yeniden canlandırılmak istendi ve Hıristiyanların etkinlikleri yasaklandı. Julianus'un ölümünden sonra Hıristiyanlık yeniden güç kazandı. 4. yüzyıldan başlayarak Roma toprakları Barbar akınlarına uğradı. I. Theodosius (379-395), Roma'yı ve Konstantinopolis'i ele geçirmek isteyen Vizigotları Balkanlar'da yendi ve onların Tuna Irmağı'nın güneyine doğru ilerlemelerini engelledi. Hıristiyanlığı benimseyen Theodosius, Batı Roma İmparatorluğu'nun Doğu ve Batı kesimlerini yöneten son imparator oldu. 395'te I. Theodosius öldü ve Roma İmparatorluğu ikiye bölündü.

Batı Roma İmparatorluğu topraklarına saldıran Vizigotlar, 410'da Roma'yı ele geçirdiler. Diğer Barbar kavimlerden Vandallar Kuzey Afrika'yı, İspanya'yı ve İtalya'yı yağmaladılar. Barbar akınlarının arkası kesilmedi ve 5. yüzyıl sonlarında Germen kavimleri Batı Roma İmparatorluğu'na son verdiler. Bizans İmparatorluğu ise bu saldırılara karşı koydu. Balkanlar'da Slavları, doğuda da Sasanileri yenilgiye uğrattı.

Bizans İmparatoru I. Jüstinyen (527-565), uzun süren iktidarı döneminde Kuzey Afrika, İtalya ve Doğu İspanya'yı yeniden ele geçirdi. Sasani kralıyla barış yaparak doğu sınırlarını güvence altına aldı. Ne var ki ülke içindeki siyasal ve dinsel anlaşmazlıkların önüne geçemedi. Bu anlaşmazlıklar, 532'de bir halk ayaklanmasına dönüştü. Nika Ayaklanması adıyla bilinen bu ayaklanma, komutan Belisarius tarafından başkentteki Hipodrom'da (bugünkü Sultanahmet Meydanı) bastırıldı ve 30 bin kişi öldürüldü.

Böylece ülke içinde istikrarı sağlayan Jüstinyen çeşitli alanlarda reformlara girişti. Onun en kalıcı reformlarından biri, Roma hukuku konusundaki derleme oldu. Bir komisyonun uzun çalışmalar sonunda oluşturduğu bu derleme, Corpus luris Civilis ("Medeni Hukuk Yasaları") adıyla bilinir ve çağdaş Avrupa hukukunun gelişmesine de temel oluşturmuştur.

Müslüman akınları ve dinsel uyuşmazlıklar (610-867)


Bizans İmparatorluğu 7. ve 8. yüzyıllarda doğuda Müslüman ve Pers ordularının saldırısına uğrarken, batıda Slavların tehdidi altında kaldı. 610'da, Bizans tahtını ele geçiren Herakleios (Herakleius), Perslerin saldırılarını durdurdu ve başkentin savunmasını güçlendirdi. Tuna Irmağı'nı geçerek Bizans topraklarına inen Avarlar'ı da yendi. Bu dönemde Araplar İslam dinini yaymak için fetihlere girişmişlerdi. Arap orduları 632'de Suriye ve Filistin'i ele geçirdiler. İskenderiye'nin teslim olmasından sonra Araplar, 642'de Mısır’ın tamamını denetim altına aldılar. 674-678 arasında Araplar birçok kez Konstantinopolis'i kuşattılarsa da ele geçiremediler.

Bizans tahtı 8. yüzyıl başlarında, Herakleios hanedanından İsauria (İsoriya) hanedanına geçti. İsauria hanedanından ilk imparator olan III. Leon (717-741), yeni Arap saldırılarını ve Bulgarları geri püskürttü. Daha sonra tahta çıkan V. Konstantinos (741-775) yaptığı seferlerle Balkanlar’da Bulgarların gücünü kırdı.

Bu savaş yıllarında Bizans'ta, Roma kültürünün ve Latince'nin yerini Yunan dili ve kültürü aldı. Buna dinsel uyuşmazlıklar da eklenince, imparatorluğun batısı ile doğusu arasında kesin bir kopuş gerçekleşti.

Güçlenme dönemi (867-1081) ]

II. Basileios, bir 11. yüzyıl elyazmasından
II. Basileios, bir 11. yüzyıl elyazmasından

Bizans, 867-1056 arasında imparatorluğu yöneten Makedonya hanedanı döneminde altın çağını yaşadı. Makedonya hanedanının kurucusu I. Basileios (867-886), daha önce yitirilmiş olan Anadolu'daki toprakları yeniden imparatorluk sınırlarına kattı. I. Basileios ve ardılı VI. Leon (886-912) dönemlerinde, imparatorluğun hukuk sistemi yeniden düzenlendi. II. Nikephoros Phokas (963-969), Girit ve Kıbrıs'ı yeniden imparatorluğa kattı, Suriye ve Balkanlar'da yeni topraklar ele geçirdi.

II. Basileios (976-1025), 1001'de Araplarla yaptığı anlaşmayla Kuzey Suriye'yi egemenliği altına aldı. 1018'de Bulgar topraklarını ve Anadolu'daki eski Bizans topraklarını imparatorluğa kattı. Ne var ki II. Basileios'tan sonra İtalya'da ve Balkanlar'da ayaklanmalar çıktı. Doğuda Büyük Selçuklular Anadolu'ya akınlar düzenlemeye başladı. İmparator Romen Diyojen, 1071'de Malazgirt Savaşı'nda Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan'a yenilerek tutsak düştü. Büyük Selçuklu komutanları Anadolu içlerine yaptıkları akınlarla 10 yıl içinde başkent Konstantinopolis sınırına dayandılar. 1075'te, başkenti Nikaia (İznik) olan Anadolu Selçuklu Devleti kuruldu.

Bu dönemde, Konstantinopolis'in güçlü patriği ile papa arasındaki görüş ayrılıkları sert tartışmalara yol açtı ve 1054'te Roma Katolik Kilisesi ile Yunan Ortodoks Kilisesi bağımsız kiliseler haline geldi.

Haçlı Seferleri (1081-1204)
1180 yılında Bizans İmparatorluğu
1180 yılında Bizans İmparatorluğu

Konstantinopolis’e dayanan Anadolu Selçukluları Bizans için önemli bir tehdit oluşturuyordu. Güney İtalya'ya egemen olan Normanlar da, imparatorluğu tehdit eden bir başka tehlikeydi. Komnenos hanedanından İmparator I. Aleksios (1081-1118) Normanlara karşı Venedik’le işbirliği yaptı. 1085'te Normanların önderi Robert Guiscard'ın, ertesi yıl da Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah'ın ölmesiyle Bizanslılar bir süre için de olsa bu tehlikelerden uzak kaldılar.

I. Aleksios, 1096'da Avrupa'dan gelen ilk Haçlılarla, Anadolu'da geri alınacak toprakların Bizans'a bırakılması konusunda anlaştı. Ama Haçlıların asıl hedefi, Kutsal Topraklar'ı (Kudüs) ele geçirmekti ve bu da Bizans’ın beklentilerini karşılamıyordu. Üstelik Haçlılar, Kudüs'e doğru ilerlerken aldıkları yerlerde kendi krallıklarını kurdular. IV. Haçlı Seferi’nde ise, Bizans'ın başkentini işgal ettiler. 13 Nisan 1204'te Konstantinopolis'i ele geçiren Haçlılar, kenti yağmaladılar.

Latin egemenliği (1204-1261)

1204'te Konstantinopolis'te, Flandre Kontu Baudouin'in yönetiminde bir Latin imparatorluğu kuruldu. Parçalanan Bizans İmparatorluğu'nun diğer yerleri Haçlı önderlerin yönetiminde Latin devletleri haline geldi. Haçlıların el koymadığı Bizans topraklarında ise bağımsız küçük Bizans devletleri kuruldu. Bu devletlerin en güçlüsü Nikaia'da (İznik) ortaya çıktı. 1208'de, I. Theodoros Laskaris, "Roma imparatoru" ilan edildi. Daha sonra tahta geçenler Nikaia egemenliğini Avrupa'ya kadar genişleterek devleti bir imparatorluğa dönüştürdüler. Trabzon'da ise, Gürcistan Kraliçesi Tamar'ın desteğiyle 1204'te Trabzon Rum Devleti kuruldu. Komnenos hanedanından Aleksios ve David tarafından kurulan ve Pontos Devleti de denen bu devlet, 1461'de Osmanlılar tarafından ortadan kaldırılıncaya değin varlığını sürdürdü.

Nikaia imparatorlarından IV. İoannes'i tahttan indiren general Mikhael (Mihail) Palaiologos, VIII. Mikhael adıyla taç giydikten sonra, 1261'de Konstantinopolis'e girerek Latin egemenliğine son verdi. Böylece Bizans'ta Palaiologoslar (Paleologlar) dönemi başladı.

Yıkılış dönemi (1261-1453)

Ana madde: İstanbul'un fethi

VIII. Mikhael'in Bizans tahtını yeniden canlandırmasının ardından Avrupa devletleri Konstantinopolis'i ele geçirmek için yeni bir Haçlı Seferi düzenlediler. Ama 1281'de, Fransa Kralı IX. Louis'nin kardeşi Anjou Dükü Charles'ın komuta ettiği Haçlı ordusu Arnavutluk'ta yenilgiye uğradı. VIII. Mikhael döneminde Bizans doğuda Anadolu beyliklerinin saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. Mikhael'in oğlu II. Andronikos (1282-1328) ve onun torunu III. Andronikos dönemlerinde Bizans, Anadolu'da Osmanlılarla, Balkanlar'da da Sırplarla savaşmak zorunda kaldı. 1299'da bir beylik olarak kurulan Osmanlı Devleti, Nikaia (İznik) ve Nikomedeia'yı (İzmit) ele geçirdi. Osmanlılar Prusa'yı (Bursa) da alarak burayı Osmanlı Devleti'nin başkenti yaptılar.

Bizans, Sırpların ve Osmanlıların arasında sıkışıp kaldı. Taht kavgaları da devleti zayıf düşürdü. Sırp Kralı Stefan Dusan, Sırp ve Bizans kralı olarak taç giydi. Daha sonra İoannes Kantakuzenos, VI. İoannes adıyla Bizans tahtına çıkarken Osmanlılardan destek gördü. Osmanlı Padişahı I. Murad, 1362'de Konstantinopolis'in kuzeybatısındaki Adrianopolis'i (Edirne) ele geçirdi ve kenti Osmanlı Devleti'nin yeni başkenti yaptı. Böylece Bizans İmparatorluğu, Yunanistan'ın güneyindeki topraklar dışında, dört yanından Osmanlı topraklarıyla çevrilmiş bir ada haline geldi.

Konstantinopolis 1391'de Osmanlılar tarafından ilk kez kuşatıldı. Yedi ay süren kuşatmadan sonra Bizans, Osmanlılara eskisinden daha çok vergi ödemeyi ve Konstantinopolis'te bir Türk mahallesi kurulmasını kabul etti. Bizans İmparatoru II. Manuel'in Macar kralından yardım istemesi üzerine sefere çıkan Haçlı ordusu, 1396'da Yıldırım Bayezid tarafından Nikopolis'te Niğbolu Savaşı'nda yenilgiye uğratıldı. 1402'de Osmanlıların Ankara Savaşı'nda Timur'un ordusuna yenilmesi, Bizans’ı rahatlattı. Bizans, Mora'yı yeniden egemenliği altına aldı ve Osmanlılara vergi ödemeyi kesti. 1421'de Osmanlı tahtına çıkan II. Murad, ertesi yıl Konstantinopolis'i ve Thessaloniki'yi (Selanik) yeniden kuşattı.

1444'te yeni bir Haçlı ordusu da Varna Savaşı'nda Osmanlılarca bozguna uğratıldı. Dört yıl sonra, 1448'de Bizans tahtına XI. Konstantin çıktı. Konstantinopolis'i ele geçirmek üzere hazırlıklarını tamamlayan Osmanlı Padişahı II. Mehmed, Nisan 1453'te kenti kuşattı. 29 Mayıs 1453'te de Konstantinopolis'e girdi. Son İmparator Konstantinos çarpışma sırasında öldü ve Bizans İmparatorluğu da böylece tarihten silindi. İstanbul’u fetheden II. Mehmed, Fatih Sultan Mehmet olarak tarihe geçti.

Devlet yönetimi

Bizans Devleti, çok geniş yetkilerle donanmış bir imparator tarafından yönetiliyordu. Genelde iktidar babadan oğula geçerdi. Ama Bizans İmparatorluğu’nda, ordu komutanlarının zor kullanarak tahtı ele geçirdiği ve yeni bir hanedanın yönetime geldiği dönemler olmuştur. Bizans'ı bazen imparatoriçeler de yönetti. İmparator aynı zamanda en yüksek rütbeli ordu komutanı, en yüksek yargıç ve tek yasa koyucuydu. Konstantinopolis’teki Ortodoks Kilisesi’nin patriğini de imparator atardı. Başkent Konstantinopolis’te, Roma Senatosu örnek alınarak oluşturulmuş bir senato vardı. Bu senato imparatora yönetim işlerinde danışmanlık yapardı. Bazı yasalar yürürlüğe girmeden önce senatoda okunurdu. Senato da yasa tasarıları hazırlayarak imparatora sunabilirdi.

Ayrıca imparatorun hizmetinde bir başgörevli vardı. Bu kişi, bugünkü içişleri ve dışişleri bakanlarının görevlerine benzeyen bir görev üstlenirdi. Devlet daireleri, saray görevlileri, saray muhafız kıtaları, güvenlik, posta örgütleri ve yabancı elçilerle ilişkiler bu başgörevlinin sorumluluğunda ve yönetimindeydi. Maliye ve devlet topraklarının yönetiminden ise başka görevliler sorumluydu.

Bizans toprakları thema adı verilen askeri bölgelere ayrılmıştı. Bu yönetim sistemini ilk kez İmparator Herakleios uygulamış ve bu bölgelerin başına strategos denen komutanları atamıştı. Thema’daki askerlere toprak veriliyordu ve thema komutanı da çağrıldığında askerleriyle savaşa katılıyordu.

Bizans sanatı

Bizans sanatının kökeni Eski Yunan ve Roma sanatına dayanır. Bununla birlikte Mısır, İran ve Suriye kültürlerinden de etkilenerek, doğu ve batı uygarlıklarının bir bireşimi olarak gelişmiştir. Bizans’ın başkenti Konstantinopolis, ortaçağda dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Kent gösterişli sarayları, kiliseleri, hipodromu, zafer takları, dikilitaşları ve surlarıyla Bizans’ın da başlıca kültür ve sanat merkeziydi. Bizans sanatı, en önemli gelişmeyi mimarlık alanında yaptı. Bizans mimarlığının en belirgin özelliklerinden biri, yapılarda dev boyutlu kubbeler kullanılmasıdır. Öte yandan, duvar resimleri, mozaik, minyatür ve fildişi işçiliği gibi süsleme sanatlarında da Bizans çok ileriydi.

Sanat tarihçileri Bizans sanatını, Erken Bizans (330-726), Orta Bizans (867- 1204) ve Son ya da Geç Bizans dönemi (1261-1453) olmak üzere üç döneme ayırırlar.

Erken Bizans döneminde başlıca iki tür yapıya rastlanır. Bunlardan biri, uzunlamasına eksenli bazilika biçiminde ve kubbeyle örtülü merkezî planlı yapılardır. Yunan ya da Latin haçı planlı bazilika örnekleri ise ikinci tür yapı biçimidir. İstanbul'daki İoannes Studios Kilisesi (İmrahor Camii), Efes'teki Azize Meryem Kilisesi, Selanik'teki Ayios Dimitrios Kilisesi ve Aya İrini, uzunlamasına eksenli bazilika türünün başlıca örnekleridir. Kubbeyle örtülü merkezî planlı yapıların en çarpıcı örneği, 532-537 yılları arasında yapılan Ayasofya’dır. Bu yapı dünya mimarlık tarihinin de başyapıtlarından biridir. Kubbeli bazilika türünün İstanbul'daki diğer örnekleri ise, Sergios ve Bakhos Kilisesi (Küçük Ayasofya Camii) ile Khora Kilisesi'dir (Kariye Camisi). Bizans’ın imparatorluk sarayı olan Tekfur Sarayı, bir Orta Bizans dönemi yapısıydı. Bugün İstanbul'un Eğrikapı semtinde kalıntıları bulunan saray, üç katlı bir yapıydı ve duvarları tuğla ve kesme taşla bezenmişti.

İstanbul'un su gereksinimini karşılamak için yapılan Binbirdirek Sarnıcı ve Yerebatan Sarayı, Bizans mimarlığının bu alandaki en başarılı iki örneğidir. Constantinus'un yaptırdığı Binbirdirek 224 mermer sütun üzerine ve İustinianos'un yaptırdığı Yerebatan Sarayı da 336 sütun üzerine oturtulmuştur.

Bizans’ın mozaik resim sanatı ve duvar bezemeciliğinin en güzel örneklerine, Ayasofya, Kariye Camisi, Tekfur Sarayı ve Ravenna'daki San Vitale Kilisesi'nde rastlanır. Bu erken Bizans dönemi yapıtlardaki hayvan figürleri ve mitolojik sahnelerde, Sasani geleneğinin etkileri de görülür. Kilise denetiminin güçlendiği ve ikonaların yok edildiği dönemde (717-867), erken Bizans dönemi sanatındaki gelişme de durdu. Bu yeni dönemde mozaik resim sanatı yüzeysel ve simgesel bir anlatıma yöneldi, haç ya da benzeri simgeleri öne çıkardı.

Geç Bizans döneminde, yeni yapılardan çok, var olan yapılar onarıldı ya da ek yapılarla zenginleştirildi. Dönemin başlıca yapıları Lips Manastırı (Fenari İsa Camisi), Hagios Andreas Kilisesi (Koca Mustafa Paşa Camii) ve Khora Kilisesi'dir . Dinsel tasvire karış gelişmiş olan hareket, geç Bizans döneminde etkisini yitirdi. Bizans sanatı yeniden Helenistik ve Roma anlayışına dönerek, doğalcı ve gerçekçi bir üslubu benimsedi.




Benzer Konular
    __________________
    Yenilikci bir tarzımız için PAYLAŞIMLAR KENDİ uploandmuz olacaktır .... RAR olarak paylaşılan bütün dosyalarda Sitemizin Reklamları Olacaktır.. Aynı zamanda bütün Paylaşmış olcagım Paylaşımlar Anti Virüs Eset Smart sucrity programı ile Taranmış ve Anti virüs ve sapam Hiç bir şekilde olmayacaktır... Ama Hersey Rahmen Bütün Paylaşımları indirdikten sonra Kullanmış oldugunuz Anti virüs Programı ile tarama Yapın... Sorumluluk Kabul edilmez...

    İletişim Msn - E - posta

    [email protected]
      Alıntı ile Cevapla
    Eski 08-01-2013, 13:52   #2
    Dost
    hasretcan - ait Avatar
    Üyelik Tarihi: Aug 2010
    Mesajlar: 537
    Tesekkür: 704
    142 mesajina 1166 kez tesekkür edildi
     hasretcan isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Tanımlı

    Güzel bilgiler paylaşmışsınız.Öncelikle teşekkür ederim. Şunu da belirtmek isterim. Tarihte Bizans adında bir devlet kurulmamıştır. Bizans, Doğu Roma İmparatorluğu için tarihçilerin kullandığı bir kelimedir. Ondan herkes Bizans olarak bilir.

      Alıntı ile Cevapla
    Eski 09-06-2014, 17:02   #3
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi: Nov 2012
    Mesajlar: 45
    Tesekkür: 27
    6 mesajina 7 kez tesekkür edildi
     uurcan isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Tanımlı

    Aslında Doğu Roma da değildir. Batı Roma'nın yıkılışından sonra kendini Roma Devleti olarak tanımlamıştır. Çünkü Roma'daki eski devlet şekil ve sembolleri İstanbul'a getirtilmiştir. Balkanlara Rumeli denmesi Roma İmparatorluğu'ndan dolayıdır. Günümüz tarihçileri, Doğu Roma'yı Latin devletinden çok Yunan devleti olarak kabul ettikleri için Bizans adıyla anmaktadır. Hatta kimi tarihçiler kültürel ve din açısından Bizans İmparatorluğu'nu bir Avrupa devleti değil de doğu devleti saymaktadır.

      Alıntı ile Cevapla
    Cevapla

    Tags
    bizans, İmparatorluğu

    Konu Seçenekleri Bu Konuda Ara
    Bu Konuda Ara:

    Gelişmiş arama yap
    Modları Göster

    Yetkileriniz
    You may not post new threads
    You may not post replies
    You may not post attachments
    You may not edit your posts

    BB code is Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-Kodları Kapalı
    Trackbacks are Açık
    Pingbacks are Açık
    Refbacks are Açık



    Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:51 .
    Telif Hakları vBulletin v3.8.4 © 2000-2020, ve
    Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.

    Modified by HAKANDOST

    eXTReMe Tracker




    Valid XHTML 1.0 Transitional


    Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1